Zerban Tarihçesi
» Zerban Atesi | Dostluk ve Kardesligi Merkezi   
Portsu 0/5 Kişi Online
Anasayfan YapFavorilerine EkleE PostaPlayerHaritaTema      
Portsu Google   
Bugün 22.05.2012 
          
ANASAYFA
          
FORUM
          
HABERLER
          
DOSYALAR
          
YAZILAR
          
VİDEO
          
RESıMLER
          
MODÜLLER
          
ZDefter
  Üyelik      Hatırla    Yeni Kayıt - Şifremi Unuttum - Site Yetkilisi Zerban Şuan Sitede Değil CANLI DESTEK

~~FİLMLER~~

» Zerban Tarihçesi   Sonraki

Ebedi koruyucu

Anadolu'nun , bu cografyada yasayan insanlarin duygu ve düsüncelerinin,inançlarinin ürünlerinden sadece birisi üzerine konusacagiz.

ZERBAN

Tarihsel olarak açiklama yapmak mümkün degildir. Su tarihte dogmus bu tarihler arasinda yasamis v.b. ‘den bahsedememekteyiz.Fakat Islamiyet öncesine dayanan bir tarihten söz edilmektedir. O tarihten bu güne dek yasamis oldugu ve hala yasadigina inanilan Zebran, yasamis oldugu cografya üzerindeki insanlara yardimci olmus ve onlari baslarina gelebilecek her türlü kötülük ve fenaliktan korumus olduguna inanilmaktadir.Yapilmakta olan bu açiklamalarin tamami hiçbir yazili kaynaga dayanmamaktadir, Anlatilan ve anlatilacak olan bütün bilgiler kasabamizda yasayan insanlarin görüs ve düsüncelerinden elde edilmistir.

Yaklasik günümüzden 200-300 yil önce asiretler arasinda yasanmakta olan bir çatismanin sonunda asiretlerden biri olan Kawa asireti çatismanin taraflarindan digeri olan Reso asiretinden yasadigi topraklari almak için saldiriya geçmeyi düsünürler. Asiretin 500 silahli süvarisi ovayi almak için harekete geçerler. Askeri topluluk Bulam olarak anilan ovanin sinirlarina girdiklerinde Kawa asiretinin mensuplarindan biri

“ Ey Kawalilar: Biz asiret olarak çok yanlis bir yoldayiz.Bulam'i ve burada yasayan insanlari yok etmekle emin olabilirsiniz ki asiretimizin eline hiçbir sey geçmeyecektir. Içinizde Allah korkusu yok mu? Yarin hanginiz bunun hesabini verebilirsiniz? Diye seslenir.

Ancak asiret üyeleri bu kamil insanin sözlerine kulak asmayarak ,

“Sen bu asiretin asil üyeligine yakismamaktasin . Biz asiretimizde senin gibi korkak bir üye istemiyoruz.”

Süvariler Bulam'a dogru ilerlemeye baslarken ,Bulam halki bu haberi alir ve savunma hazirliklarini yapmaya baslar. Kawa asiretinde 500 silahli süvari üyesine karsilik Reso asiretinde eli silah tutan insan sayisi 60-70'i geçmemektedir. Köy halkinin tamami su anda Zerban'in bulundugu yerde mevziler kurup beklemeye baslarlar. Kawa asireti köye girdiginde çoluk çocuk yasli genç hiç kimseyi köyde bulamaz. Bu duruma sevinen asiret üyeleri naralar atarak ,halaylar çekmeye baslarlar. Bu sevinç görüntüleri devam ederken ansizin hiç beklenmedik bir sey olur: Gökyüzünden simsek halinde kirmizi ve yesil bir alev topu süvarilerin ortasina düser . Asiret üyeleri neye ugradiklarini sasirirlar, olanlara hiçbir anlam veremezler ve her üyesinin içi korku ile dolar,telaslanirlar. Dagilmis olan asiret üyeleri hemen toplanarak bir araya gelirler. Karsilarinda inanilmaz bir seyle karsilasirlar. Güzelligi sözle anlatilmayacak kadar efsanevi bir kiz asiretin karsisinda dimdik yapayalniz durmaktadir.Güzellik karsisinda bir ara dona kalan Kawa'lilar soku atlatarak bu güzel kizi alip buradan ayrilmayi düsünerek aralarinda :

Bulam ovasi bizim neyimize bu kizi alip topraklarimiza dönelim.

Evet, evet götürüp gidelim.

Tam kiz yakalanacagi sirada kiz daha önceki kirmizi-yesil simsege dönüserek asiret üyeleri arasindan siyrilarak ortadan kaybolur.Süvariler saskinlik içerisinde iken içlerinden birisi

“Cahil Kawalilar : Bu kiz Bulamli bir kiz degil, bu Zerban ‘dir,Zerban.”

Bu sözle süvarilerin içine tamamen korku girip büyük bir kargasa yasanir, kaçmaya baslarlar. Bulamin erkekleri mevzilerden çikip ardina düserler. Zebran suyunun önünde yapili olan degirmende, yasli degirmenci çakmakli tüfegiyle degirmenin camsiz küçücük penceresinden Kawal

süvarilerinin arkasindan bosaltir. Ilk atilan bu kursun,ilk kursun bana gelsin diyen Kawali süvarisine isabet eder, atindan düser ve ölür.Bulam sinirina varincaya kadar 70 civarinda Kawali Bulamlilar tarafindan öldürülür. Bu arada Resü asiretine bagli olan asiretler bu haberi alirlar. Resü asiretinin imdadina gelirken Kawali süvarilerinin pesine takilirlar. Bu vaziyeti farkeden[ Aguiçen] ocak zadelerden Hasan efendi [Dede] Resü asiretinin önünü keser ve Resü asiretine söyle seslenir,

Ey Reso halki durun onlar kendi belalarini kendileri buldular. Bu kadari yeter. Ve elindeki bastonu yere indirir.Bu baston Muhammet Ali`nin Zülfikaridir, kimse geçmesin der ve kimse Dedenin bu söyleyisini kirmaz, geri dönerler. Bunun üzerine Kawali asireti Zebran`a inanir. Kurbanlar getirip dua etmeye baslarlar. Bundan sonra Kawali ve Raso asireti arasinda hiç bir sorun yasanmaz.

Anlatimlara göre Hasan Seydi ile Zebran eskiden nisanli idiler. Birbirlerini çok sevmelerine karsin kavusmadan ikisi sehit oldu. Zebran ziyareti ile Hasan Seydi ziyareti arasindaki mesafe 5.km civarindadir. Zebran ziyareti bu ziyaretin önünden geçmektedir. Su ziyaretin istikametine gelince, su coskun olmasina ragmen ses çikmamaktadir. Yani su ziyaretin istikametinde coskun olmasina karsin, kayalardan bosalmasina karsin sudan ses çikmamaktadir. Eski yaslilarin anlatimi oldugu gibi, günümüzde de halen devam etmekte olan haksiz yere Zebrana kimse gidip yemin içmez. Haksizla ilgili bir örnek söyledir.Göçebe çingenelerden iki kisi bir kuzu üzerinde kavaga ettiler ikisi de kuzu benim dedi. Ancak kuzu bir kisinin olabilirdi.Iki çingeneden biri gel bana Zerban'da yemin iç. Kuzu senin olsun .Digeri de olur dedi. Zebranda yemin içti. Evli idi ve iki hanimi vardi.Iki hanimida ayni gün biri öglen digeri ikindi vakti öldü.Zerban'da yemin içen çingene erkek ertesi gün bir kurban alip adak ederek kesti.Tövbe etti.O günden bu yana göçebe çingeneler Zebran üzerine yemin etmekten korkup yemin etmezler. Bulam'a geldiklerinde mutlaka Zerban'a gidip kurban kesip dua ederler.

Söylenene göre bir gün geldi Bulam Halki yoldan çikti.Her yil kesilen kurbanlar o yil kesilmedi.Kendi zevk ve sefalarina daldilar.Zelzele oldu,zebran kaynagindan kan gibi kirmizi su akmaya basladi.Bu Zerban'in kizginliginin ifadesi idi. Kizginligi kendisine kurban kesilmemesinden degil, halkin dogru yoldan ayrilmis olmalariydi. Halk bu kizginligi anladi ve sadece kurban kesmekle , dua etmekle kalmadi ayni zamanda yanlis davranislardan da vazgeçti. Kurbanlarin kesilmesinin ardindan zebran kaynagindan tekrar berrak sular akmaya basladi. Bunu söyleyen halen yasamakta olan 94 yasindaki Cuc Varol dur. Cuc Varol un söyledigi bu olay dedesinin anlattiklaridir.

97 yasindaki Abuzer Yildiz kendisi duydugu, gördügü ve yasadigi bir olayi söyle anlatir, 12 eylülde askeri birlikler bulama geldi. Bu sirada Bulam halki topyekün Zebran basinda toplanmisti. Kurbanlar kesiliyordu.Lokmalar dagitiliyordu. Lokmalar dagitildi bir asker almadi.Asker söyle dedi, Sizin bu yaptiginiz cahilliktir,batil inançtir.Bu kadar kurbani sirf bu tas için mi kesiyorsunuz. Iki tane tas üst üste vermisler evliya diye tapiyorlar dedi. Aradan bir kaç saat geçti. Asker kaynaktan biraz su içti. Uzun bir sekilde düsündü. Suurunu kaybedip Zebranin karsisindaki kayaliklara gitti. Kayaliklardan kendini asagiya atti ve öldü.

Zebran, gazino, meyhane, içkili gibi yerleri kabul etmez.

Bu güne kadar bir çok içkili yer açildi, hepsi yikildi. Bununla ilgili bir olay söyledir,adamim biri böyle seylere inanmazmis.Gelip Zebranin üstünde hem otel hemde içkili mekan gibi bir bina yaptirmaya basladi. Bulam halki, günahtir, Zebran böyle seyleri kabul etmiyor, dediler. Adam inanmadi. Ben yapayimda yiksin dedi. Aksam rüyasinda biri söyle diyordu, bina yapma bu isin pesini birak. Adam gene inanmadi. Binayi yaptirmaya devam etti. Aksam yasli kar gibi beyaz sakalli bir adam gene kendisine söyle diyordu. Bu isin pesini birak geri dön. Insaati yapan mütait su düsüncede idi,Bulam halki hep yanimda günah diyor, onun için rüyama giriyor. Tekrar ise basladi, binayi hemen hemen tamamladi. Mütait adam bina tamamlanacagi sirada binanin üzerindeydi. Bulam halkinin gözü önünde birden bire bir simsek çakarcasina bina ikiye ayrildi ve çöktü. Mütait adam altinda kaldi ve öldü.Ölü sekilde hastaneye kadirildi ve öldü. Dahada bir haber alinamadi.

Benim kendim yasadigim bir olayda söyledir, Zebranin yasli bekçisi Mahmutun evi Zebran ziyaretinin yaninda idi. Bekçi Mahmutun yasli özürlü bir karisi ve özürlü iki çocugu vardi. Yasli oldugu için bir is yapamiyordu. Zebrana birakilan çiraliklarla geçinirdi, karinlarini Zebranda verilen lokmalarla doyururlardi.Ama yasli bekçi bundan razi degildi. Nerden geldigi belli olmayan kimsesiz bir adamda Bulama siginmisti. O da karnini doyurmak için Zebrana gidiyordu. Bulam halkinin verdigi yemeklerle karnini doyuruyordu. Bir gün bekçinin yaninda otururken bekçi söyle dedi, keske zerzele olsa, Bulamin dört bir yanindan seller aksa, gelip Bulami yerle bir edip götürse. Kimsesiz yasli adam buna çok kizdi ve söyle dedi, sen nasil böyle dersin ,sen zebran gibi bir ziyarete bekçilik yapiyorsun ,Bulam halki olmasa ne yapariz ne yeriz ,senin özürlü çocuklarin var kendin yaslisin Bulam halki yardim etmese nasil geçinirsin dedi. Bu konusma ilk baharin ilk günü söylendi.ertesi yil bu sözleri söyledigi ilkbaharin ayni gününde zelzele oldu kovadan bosalircasina yagmur yagdi, tas toprak selle beraber akmaya basladi çöpür yaylasindan dev ceviz agaçlari kökünden sökülüp selle birlkte zebranin yanina kadar geldi ve yagmur durdu bulam halki arazinin durumunu ögrenmek için tarlalara kostular. Bulam arazisi zrban da geçtigi için bekçinin evinin suyla doldugunu gördüler. Karsilastiklari manzara su idi, bekçi bogularak ölmüstü. Cansiz bedeni su üstünde yüzüyordu. Ancak küçük özürlü çocuklari yasiyordu. Bulam halki buna bir anlam veremedi. Sonra kimsesiz yasli adam onlara söyle dedi, geçen yilin ilk baharinin ayni gününde bekçi bana, zerzele olsun seller Bulami götürsün dedi. Bu gün seller akti bekçiyi götürdü.

Bütün Bulam kazasinin arazisi Zebran suyuyla hayat bulmaktadir. Yani Bulam halki Zebran suyuyla hayat bulmaktadir. Bulam halki her yil sonbahar ayinin sonlarina dogru, ürünler topraktan kaldirildigi zaman topyekün kurbanlar alinir, kesilir ve ZERBAN diye bütün halka dagitilir.

Anadolu, 4000 yil boyunca insanlara her seyini sakinmadan sunmus essiz bir cografyadir. Binlerce yil sonunda yasadigimiz bilgi çaginda insanlarin yalnizlastigi ,yozlastigi bir dönemde duygulari ve inançlari bu uzun yillar içerisinde çesitli efsaneler yaratmistir. Bizler belki de bu çagda ihtiyacimiz olan ahlaki yapiyi saglamanin yolunu bu sekilde bulabiliriz.

Anlatilanlarin tamami yöremizde yasayan insanlarin görüs ve düsüncelerinden elde edilmistir. Ebedi Koruyucu Zerban , her zaman mazlum ve iyi halklarin yaninda olmus, hala da olduguna inanilmaktadir. Yasadigi yerlerde insanlarin basina gelmis ve gelebilecek felaketlerin önüne geçmeye çalismistir. Ayni zamanda bulundugu yerde yasayan insanlarin da her zaman ahlakli olmalarini saglamaya çalismistir. Ne zaman nerede yasadigi bilinmemekle beraber hep yasayacagina inanilmaktadir. Bu inanis hiçbir din ve mezheple ilgili ve baglantili degildir.

Bu cografya üzerinde birçok asiret yasamasina ragmen bunlar arasinda Reso asireti ve bu asirete mensup insanlar hep çevresindekilere yardimci olmuslar hiç kimseyle gerginlik dahi yasamamislardir. Yüzyillar önce bu yörenin iki önemli asireti olan Reso ve Kawa asiretleri arasinda yasanan sorunlarin ardindan asiretlerden biri olan Kawa asireti çatismanin taraflarindan olan Reso asiretinin yasadigi topraklari almak için harekete geçer. Ancak mevcut kosullar hiç de adil degildir.Kawa asiretinin 500 silahli süvarisine karsi ,Reso asiretinin eli silah tutan insan sayisi 60-70 i geçmemektedir.Kawa asireti saldiriya geçer. Asiretin bir üyesi:

‘Ey Kawalilar! Bizler yanlis yoldayiz. Bulam'i ve Reso asiretini yok etmekle elimize hiçbir sey geçmeyecektir. Bu insanlarin simdiye bizlere hiçbir zarari dokunmamistir.'diye seslenir. Bu sözlerin üzerine Kawa asiretinin en önde geleni:

‘Sen bu asiretin asil üyeligine yakismamaktasin. Senin gibi korkak üyeler istemiyoruz.'der.

500 silahli süvari Reso asiretinin yasadigi Bulam'a dogru ilerlemeye baslar. Bu haberi duyan Reso asireti savunma hazirliklari yapmaya baslar. Reso asiretinden eli silah tutan 60-70 kisi ,500 silahli süvari ile savasmak zorundadir. Reso asireti ekinlerinin bulundugu alanda mevziler kurarlar. Kawa asireti köye girdiginde kimseyi bulamaz. Sevinirler, halay çekerler,türküler söylerler. Bu sevinç devam ederken barbar asiretin üyeleri zafer sarhosluguyla köydeki evleri yagmalarken bir taraftan da ekinlerin bulundugu alana dogru ilerlerler. Yagmalar karsisinda simdiye kadar hep dostça yasamis Reso asireti üyeleri , öleceklerini bile bile onurlari ve topraklari için savasmaya karar verirler. 60-70 cesur insan 500 silahli süvarinin karsisina korkusuzca ve de hakli olarak çikarlar.Bu savas bu cografya da bir dönüm noktasi olacak ve bu kokusuz insanlar sonsuza dek bir ebedi koruyucuya sahip olacaklardir. Savas devam ederken hiç beklenmedik bir sey olur. Gökyüzünden simsek halinde kirmizi ve yesil bir alev topu süvarilerin ortasina düser. Bunu gören bütün savasçilar hayretler içinde kalirlar. Tam bu sirada bu alev topu; güzelligi anlatilamayacak bir kiza dönüsür. Kiz karsisinda herkes durmus ve bu belki de hiç yasanmamis ve de yasanmayacak olaya taniklik etmektedirler. Saçlarinda sonsuzluga kosan atlarin gizemi, gözlerinde bakanlari alip götüren gökyüzünün saf maviligi gizlidir.

Bu kiz :

‘Ey insanlar: Bu Dünya'da mazlum insanlari hep korudum ve hep koruyacagim. Sizler bu savasi hiçbir zaman unutmayin. Içinizdeki düsmanliklari çikarin yerine dostluk ve iyilikleri koyun. Gelecek nesiller de bu umutla yasasinlar.' Der ve öylece asiretin ortasinda bekler.

Bu arada saskinliklarini gideren Kawa asireti mensuplarindan biri :

‘ Bu kizi alip topraklarimiza dönelim' der.

Tam kizi yakalayacaklari sirada kiz geldigi gibi kaybolur. Asiret üyeleri bütün bunlari yasamanin korkusunu yasarken içlerinden biri:

‘Cahil Kawalilar! Bu kiz bu asiretten degil Zerbandir Zerban' der . Bu sözle Süvarilerin tamami korkar ve kaçmaya baslarlar. Kaçmaya baslayan asirete Reso asireti saldirmaya baslar. Saldirilarda atilan ilk kursun asiretin önderine isabet eder. Yaklasik 70 süvari Reso asireti tarafindan öldürülür. Bu saldiri devam ederken vaziyeti fark eden , herkesin sonsuz saygi duydugu Hasan Efendi: Reso asiretinin önünü keser ve söyle seslenir:

‘Ey Reso Halki durun onlar kendi belalarini kendileri buldular. Bu kadari yeter. Sizler iyi insanlarsiniz.' Der ve elindeki bastonu asiretin önüne indirir. Hiçbir asiret üyesi bu bastonun üzerinden geçmez . Asiret geri döner. Bu olayin ardindan Kawa asireti Zerban'in varligina inanir. Olayin geçtigi yerde her yil kurbanlar keserler ve dualar ederler. Günümüzde de bu yer Zerban olarak kabul edilir. Çevremizde bulunan bütün halklarin buraya sonsuz saygisi vardir.

Bir gün geldi ki bu halk bütün ahlaki degerlerini kaybetmeye basladi. Insanlar birbirleriyle sorunlar yasamaya basladilar, artik insanlar birbirlerine yardim etmiyorlar,içki içiyorlar,kumar oynuyorlar, zevk ve sefalarina dalmislardi. O yil her yil Zerban için kesilen kurbanlar da kesilmedi. Zeban su kaynagindan kan kirmizisi sular akmaya basladi. Bu Zerban'in yüzlerce yildir korumaya çalistigi halkina kizginliginin ifadesiydi. Bu kizginlik kesilmeyen kurbanlar için degil, halkin dogru yoldan ayrilmis olmasinaydi.Halk bu kizginligi yillarin vermis oldugu tecrübelerden anladi. Böylece yanlis davranislarindan vazgeçtiler.

Zerban kaynagindan akan su bu yörenin bütün topraklarina can vermektedir. Yörede tarim ürünleri kaldirildiktan sonra bütün halkin katilimi ile kurbanlar kesilir. Ancak sadece bir gün degil yöre halki her gün Zerban'in kendilerini koruduguna ve gördügüne inanir. Buradaki insanlarin edebilecekleri en büyük yemin Zerban üzerine edilen yemindir. Olsa da olmasa da gördügü islev herkes tarafindan saygi duymaya degerdir.

 : Zerban | 08.Şub.2011 16:50:00 | Puan Ver : 0 | Yorumlar : 0 | Okunma : 543 | Yazdır | Gönder | Word

» Yapılan Yorumlar
Henüz Yorum Yazılmamış Siz birtane yazın..
Editörü Aç

» CopyrightYukarı Git
2oo9-2o11 © Copyright By_mehmet By_Engin
zerban atesi
Tavsiye Et | İletişim | Rss