Alevi inancına göre ak sakallı, nur yüzlü bir ihtiyar olan Xızır, dilenci veya fakir derviş kılığında dolaşmaktadır.Kimilerine göre boz at sırtında, kimilerine göre de yaya olarak insanların karşısına çıkan Xızır’ı kolayc...a tanımak mümkün değildir. Ancak, orta parmağıyla şahadet parmağının aynı boyda olduğu söylenmektedir. Hatta parmaklarından birinin kemiksiz olduğu da iddia edilmektedir.
Xızır efsanesi
Xızır, insanların daraldığında yardımına koşan, çağrıldığı yerde hazır ve nazır olan, karada ve deryalarda ölümsüz biri olarak efsaneleştirilir. Karada “Xızır Nebi,” deryalarda ise “Xızır İlyas” diye anılır. Bir gün Xızır Nebi ile Xızır İlyas bir sahilde buluşurlar. Xızır Nebi karadan gelir, Xızır İlyas deryadan. Üç gün boyunca yiyip içmeden sohbet ederler ve bir karar alırlar. Buna göre, Xızır Nebi karalara müsaade eder; bitkiler, hayvanlar ve insanlarda bir değişim olur, topraktan bereket gelir, gökten rahmet yağar. Xızır İlyas deryalara müsaade eder; sularda, ırmaklarda, denizlerde bir canlılık başlar.
Xızır Orucu
Xızır efsanesinde anlatılan bu tarihi buluşma, Hicri takvime göre Ocak ayının 31’inci günü, Şubat ayının da birinci ve ikinci günlerine denk gelirken, Miladi takvimine göre ise 13, 14, 15 Şubat’a, bazı yörelerde de 12, 13, 14 Şubat’a denk gelir. Xızır efsanesine göre, Xızır İlyas ve Xızır Nebi bereket ve saadet dağıtma öncesi yemek yememiş diye Alevi toplumu bu üç gün boyunca niyet tutar. Hızır Orucu Kürecik ve Elbistan bölgesinde Şubat ayının ikinci haftasının ilk perşembe günü başlar ve cumartesi akşamı sona ererken, Dersim bölgesinde Şubat ayının ikinci haftasının salı günü başlar ve perşembe akşamı sona erer.
Xızır’ın Alevi inancındaki yeri
Alevi inancında Xızır’ın önemi ve değeri büyüktür. Kimileri için ümmetini gözetler, denetler, vicdani değerleri ölçer, gönüllere konuk olup, sevdalılara yardım eder. Kimileri için gittiği ve gezdiği yerlerde herkesin imdadına yetişmiş ve uğradığı yerlere bereket saçmıştır. Kimilerine göre Xızır ‘hazır’ demektir; çağıranın yardımına koşan ve değişik formlarda görünen ölümsüz bir kurtarıcıdır. Kimilerine göre Xızır, dünyaya gelen bebeklerin, ölüm döşeğinde olan hastaların başında, darda olanların, yola çıkanların yanındandır.
Eşitlikçi tutumu ve yardımseverliği ile bilinen Xızır, Alevi öğretisi ve inancında kutsal bir figürdür. Kimi bölgelerde Alevi toplumu Allah’ın adından daha sık Xızır’ın adını anar. Yola çıkanlara “Xızır yoldaşın ola,” dosta bir şey emanet edilince “bu Xızır emanetidir” denir. Halk arasında, yola çıkanlara “Xızır yoldaşın ola” denilerek Xızır’a elçilik, rehberlik ve kollama misyonları yüklenmiştir. Kimi bölgelerde yaşayan Aleviler arasında, “ocağın sönsün” gibi ağır bedduaların yanında “Xızır kökünü kazıya” gibi beddualar da duyulmaktadır. Dersim, Erzincan, Sivas, Bingöl, Varto gibi illerde Zazaca (Dımılki) konuşan Aleviler, “bizim dilimiz Xızır dilidir” derler.
Malatya ve Maraş gibi bazı bölgelerde büyük bir kütük odun şömineye konulup ağır ağır yanar, Xızır orucunun bitiminin üçüncü günü odunun külü ile yapılan saç kömmesi yapılıp komşulara dağıtılır. Bir dilimi un torbasının üzerine konulup buna da “Xızır’ın payı” denilir.
Hızır orucu sürecinde bekar genç erkekler, akşam yatmadan önce tuz yerler. Rüyalarında susadıklarında hangi kızdan su isterlerse onunla evleneceklerine inanırlar.
Xızır Günleri
Alevi inancının yazılı bir tarihi ve kuralları yoktur. Alevi toplumunda ‘telli kuran’ denilen ve çalınan bağlamaya, söylenen deyiş ve beyitlere dayanan sözlü bir iletişim mekanizması vardır. Bundan dolayı Alevi inancında dilden dile dolaşan bilgiler, zaman zaman farklı olabiliyor.
Xızır Günleri, Şubat ayının ilk haftasından başlar ve ay sonuna kadar sürer. Kimi Alevilere göre ise, Xızır günleri Ocak ayının son ve Şubat ayının ilk haftasına denk düşer. Xızır Günleri sırasında üç gün oruç tutulur, Xızır cemleri yapılır, semahlar dönülür, kurbanlar kesilir, Xızır için niyaz-lokma pişirilip çevreye dağıtılır.
Xızır Günleri başladığında, evler temizlenir; toprak evlerin tabanları ve duvarları beyaz toprakla şerbetlenerek sıvanır, yün yataklar havalandırılır, bütün çarşaflar yıkanır. Gelecek misafirlerin şahsında haneye Xızır’ın uğrayacağına inanılır.
Xızır Günlerinde Çarşamba geceleri müsahip olanlar birbirini ziyaret eder. Bu ziyaretin anlamı ise, geçmiş bir senenin muhasebesi üzerine muhabbet etmek ve karşılıklı lokma alıp vermektir. Xızır Orucu’nun üçüncü günü (Xelyas Günü) mezarlıklar ziyaret edilir, hayır duaları okunur. Mezar başında çıla (mum) yakmak bu geleneğin kutsal bir bölümüdür.
Diğer ülkelerde Xızır
Xızır birçok ülkede kutsanır, adına ziyaretler açılır ve ‘Xızır Evi’, ‘Xızır Çeşmesi’ isimli türbeler kurulur. Örneğin, İran’ın Şirvan bölgesinde Bacervan şehri yakınlarında Xızır Evi, Suriye’nin Şam şehrinde bulunan Ümeyye Camii’nde Xızır Makam, Lübnan’ın Cebel eteklerinde Hz. Xızır Aleyhisselâm Makamı, Kudüs’de Mescit’i Aksâ’da bir Xızır Kapısı, ve
Fas’ın Fes şehrinde Sidi Harazem’de bulunan Xızriyye tarikatında Xızır Makamı vardır. Ayrıca, Irak’ın Bağdat ve Türkmenistan’ın Semerkand şehirlerinde Xızır Makamı, Mısır’da bulunan İskenderiye Kalesi’nde Hızır Kapısıdır, Azerbaycan’da Xızır’ı Zinde adında bir türbe bulunmaktadır. Son olarak, Kudüs yakınlarında bulunan Xızır-İlyas Makamı’nda, İlyas Peygamber’in bir kaya üzerinde ibadet ettiğine ve kayada başının ve dizlerinin izlerinin çıktığına inanılır.
Hasan Karaman
Kaynak: Agos Gazetesi İçimizdeki Ötekiler
---İMZA---
Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir!www.zerbanatesi.com
Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir!zerbanatesi02@hotmail.com
Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir!zerbanates_hseydi@hotmail.com