Bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü.. Haydi kutlayalım..
» Zerban Atesi | Dostluk ve Kardesligi Merkezi   
Portsu 0/5 Kişi Online
Anasayfan YapFavorilerine EkleE PostaPlayerHaritaTema      
Portsu Google   
Bugün 21.05.2012 
          
ANASAYFA
          
FORUM
          
HABERLER
          
DOSYALAR
          
YAZILAR
          
VİDEO
          
RESıMLER
          
MODÜLLER
          
ZDefter
  Üyelik      Hatırla    Yeni Kayıt - Şifremi Unuttum - Site Yetkilisi Zerban Şuan Sitede Değil CANLI DESTEK
   
» İşlem

» Konu Açan mehmetsensesPuan Ver : [ 0 ]   
 Forum
 Dünya Gündemi
       Bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü.. Haydi kutlayalım..

Utanç.. Çok garip bir duygu değil mi?.. An gelir gözlerini kaldırıp karşındakinin gözüne bakmayı engeller.. An gelir, bir köşeye çeker ve ağlatır belki de sizi.. Ama an gelir unutulur.. An gelir belki de o yerden kalkmayan gözler düşmanca bakar karşısındakinin gözlerine, sanki hiç suçu yokmuş gibi.. Ve an gelir, Naziler’in Polonya’yı işgaliyle başlayıp arkasında 52 milyon ölü, milyonlarca yaralı ve bir o kadar da gözü yaşlı insan bırakır.. Evet, 2. Dünya Savaşı’ndan bahsediyorum.. İnsanlık tarihinin belki de en büyük “utanç” tablosundan.. 1 Eylül 1939 günü başlayan bu savaşı, bu “utancı” unutmamak için insan, 1 Eylül’ü Dünya Barış Günü ilan etmiştir.. Ne kadar ironik değil mi?

Ve “Barış”.. Günümüzde “anlamını yitiren sözcükler listesi” nde ilk sıraların vazgeçilmezi olmuştur kendileri.. Peki nedir barış?.. TDK’dan bakarsanız ilk anlamı“barışma işi”, ikinci anlamı ise; “savaşın bittiğinin bir antlaşmayla belirtilmesinden sonraki durum” dur.. Ama ben, kendi sorgulama şeklini bile sorgulayacak kadar sorgucu bir insan olduğumu düşünen ben, bunu da sorgularım.. 2. anlamı tekrar okuyun.. “savaşın bittiğinin…” diye başlıyor ve “…sonraki durum” diye bitiyor.. Ne demek bu?.. Barış, savaştan sonra gelen bir şey demek.. TDK’ya göre bile ilk önce“savaş” vardı öyleyse.. Yani neden “savaşın başlamasından önceki durum” şeklinde bir tanımlama yapılmamış acaba?.. Çünkü insanlık, Nazım’ın dediği gibi “doğrultup belini kalktığından beri iki ayak üstüne” savaşmaya başlamıştır kendi kendiyle.. Önceleri yemek için belki de.. Bir parça et için vs.. Sonra din uğruna savaşlar yaptı insanlar.. Sınırlarını genişletmek uğruna, kendi ırklarını yüceltmek uğruna savaşlar yaptılar.. Biraz tarih okuyanınız varsa bilir Truvalı Helen için yapıldığı söylenen savaşın bile aslında Helen’le ilgisi olmadığını.. Güç için, iktidar için savaştı insanlar.. Kimi zaman da özgürlükleri için savaştılar.. “Hürriyet” dedi Nazım, “hepimize yetebilir”.. Ama yetmediği yerde savaştı insanlar.. “Yetmediği yerde” ifademe dikkat edin.. Savaşlar hep “yetmeyen yerlerde” çıkar.. Kimisine güç yetmez, kimisine iktidar.. Kimisine sınırları yetmez, kimisine parası.. Kimisine de “barış” yetmez.. Bana mesela.. Ne yapmak lazım o zaman?.. “Barış için savaş” gibi saçma bi fikrin arkasından mı koşmak lazım?.. Yoksa “barış için barış” ya da “bana taş atana ben gül atarım” şeklinde yaşayıp polyannacılık mı oynamak lazım.. İnanın dostlar açıkçası bilmiyorum ne yapmak gerektiğini.. Tek bildiğim şu ki, kolaya kaçmamak lazım.. Kolaydır savaşmak.. Güçsüzün elinden ekmeğini almak kolaydır güçlü için.. Ya da silah çekmek, vurmak kolaydır.. Ama zordur dost olmak.. Din, dil, ırk, renk, cinsiyet gözetmeden dost olmak zordur.. Ama birisini anlamamak, hele ki anlamaya bile çalışmamak o kadar kolaydır ki.. O kadar kolaydır ki onu düşman saymak.. “Kurtlar vadisi sendromu”yla sokaklarda elde tesbih, sırtta ceket milliyetçi diye takılan, homoseksüele “ibne”, yunana, ermeniye, kürte “insan” değil “düşman” gözüyle bakan, izlediği milli takım maçını bir milli mücadele sanan, bir yandan kürtler, ermeniler bizim ülkemizi bölmeye çalışıyo diyip bi yandan da tüm dünyayı ay yıldıza boyayalım diyen, insana “insan” gözüyle değil etnik kimliğiyle bakan, bir yandan şehitlerimiz ölmesin, analarımız ağlamasın derken, sanki orda ölen insan değilmiş, sanki orda ağlayan ana değilmiş gibi bugün 3 terörist öldürdük diye gururlanan, yılmaz erdoğanın dediği gibi aynı kadına sevdalananların birbirini vurup aynı şeyden nefret edenlerin can ciğer dost olduğu, bilimden, okumaktan aciz insanlar topluluğunun korkutucu derecede çok olduğu ülkemizde düşman kazanmak hiç de zor değildir.. Ve barış için önce düşman kazanmaktan kurtulmak gerekir..

Bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü.. Haydi kutlayalım.. Amerikadan habersiz çişe bile gidemezken kutladığımız “Ulusal Egemenlik” ve çocuk bayramımızı kutlar gibi kutlayalım.. Bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü.. Haydi kutlayalım.. Temelinde“demokrasi ve adalet” olması gereken cumhuriyetimizi 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nda kutlar gibi kutlayalım.. Bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü.. Haydi kutlayalım.. Hiroşima’da öleli on yıl kadar olan yedi yaşında bir kız gibi kutlayalım.. Ama kutlayalım.. Her günün 1 Eylül olduğu için sembolik bir “barış günü”ne ihtiyacımız olmayacağı günler için, savaşsız bir dünya fikrinin, sadece fikirlerde kalmayacağı günler için kutlayalım.. Bugün 1 Eylül Dünya Barış Günü.. Haydi kutlayalım..


---İMZA---

Bağlantı adresi Sadece üyeler içindir!www.zerbanatesi.com

mehmetsenses
Genel Sorumlu

Durumu Dışarıda
Kimler Okudu : 225 Kişi    MesajAt | Bilgileri | WebSitesi | Konuları | Cevapları    Alıntı | Word | Yazdır | Gönder 31.Ağu.2011 10:55:34
Bu konuda 0 Sayfa 0 Cevap Var
» Son Konular İstatistik Forumda Ara
Tayyip, başbuğ olmak istiyor...
Deniz Gezmiş resimleri......
MARAŞ KATLİAMI (24 ARALIK 1978)...
YILMAZ GÜNEY MEKTUPLARI...
cihan alptekin...
Üst Kategori (6)
Alt Kategori (21)
Konular (27)
Cevaplar (15)
Toplam Adettir

Başlık : Konu : Cevap :
» Bugün Giren Üyeler : 0
|#Genel Sorumlu|@Site Yöneticisi|*Bölüm Editörü|+Forum Editörü|!Sohbet Editörü|Gezici Üye|Normal Üye|Hevesli Üye|Azimli Üye|
|Çalışkan Üye|Verimli Üye|Bağımlı Üye|Abone Üye|Tiryaki Üye|Yıldız Üye|Bilgin Üye|Prof Üye|Üstad Üye|Süper Üye|Altın Üye|Ulu Üye|
» CopyrightYukarı Git
2oo9-2o11 © Copyright By_mehmet By_Engin
zerban atesi
Tavsiye Et | İletişim | Rss