<?xml version="1.0" encoding="windows-1254"?><rss version="2.0"><channel><title>Trkafem.Com - Köşe Yazıları için özet akışı..</title><link>http://www.zerbanatesi.com</link><description>abone konusu eklenir</description><webMaster>admin@zerbanatesi.com</webMaster><copyright>Zerban Atesi - Dostlugun ve Kardesligin Yeni Adresi (www.zerbanatesi.com)</copyright><language>tr-TR</language><item><title>“Cumartesi Anneleri”, Başbakan Ve Dersim</title><link>http://www.zerbanatesi.com/koseyazi.asp?kose=goster&amp_kosene=299&baslik=_cumartesi_anneleri_basbakan_ve_dersim</link><description>“Cumartesi Anneleri” olarak kendilerini tanımlayan binlerce kayıp yakınları yıllardır haftanın her Cumartesi günü seslerini duyurmak için oturma eylemi yapmaktadırlar. 279. Oturma eyleminde Türkiye Başbakanı Erdoğan binlerce acılı aileler için; “Ne iş yaptıklarını bilmiyorum. Cumartesi anneleri birilerince kullanılıyor” demişti. Aynı başbakan bugün çıkmış referandum kampanyasında hiç yüzü kızarmadan neredeyse tüm hukuki yolları zaman aşımına uğramış 12 Eylül cuntasıyla hesaplaşacağını söylüyor. Binlerce kayıp yakınları için “birileri tarafından kullanılıyor” diyen bir başbakan bu kayıpların hesabını sorabilir mi? Dün Sevgili Ahmet Kaya ve değerli Nazım Hikmet gibi sol değerlerimizden bahsettiğinde ben de safça etkilenmiştim. Bugün Diyarbakır’da aynı nakaratı duyunca anladım ki, sol değerlerimizi hatta sağdaki değerleri bile kendi siyasi çıkarları için kullanmaktadır. Sayın Başbakan 12 Eylül izlerini silmek için Diyarbakır Cezaevi’ni kapatacaklarını söylüyor. Başbakan bu cezaevinde işke...</description><author>Zerban</author><category>Okunma: 1</category><pubDate>05.Eyl.2010 01:13:07</pubDate></item><item><title>Dersim ve Alevilik-15-1960 Darbesi, TİP, Birlik Partisi ve Aleviler</title><link>http://www.zerbanatesi.com/koseyazi.asp?kose=goster&amp_kosene=298&baslik=dersim_ve_alevilik_15_1960_darbesi_tip_birlik_partisi_ve_aleviler</link><description>1960 darbesinin başina emekli genelkurmay başkanı, aslen Erzurum-Hınıs’lı olan ve büyük bir Kürt düşmanı olan dönme devşirme Alevi Kürt asıllı Cemal Gürsel’in getirildigini belirtmiştik. Cemal Gürsel üzerinde konuşulması gereken bir devşirme kişiliktir. Babası da Osmanlı devletinde subay olarak, talan ve yağmalara katılan bir askerdir. 1961 yılında 14 kişilik MBK içinde Alpaslan Türkeş, Fethi Gürcan ve bir kısım subaylar tarafından yeni bir darbe teşebbüsü oldu. Darbeyi önceden fark eden devlet yönetimi, zamanında acele davranarak, A. Türkeş ve arkadaşlarını tutuklayarak yargıladılar. A. Türkeş mahkemede darbeyi redederek, arkadaşlarını ihbar eder ve müebbed hapis cezası alarak idamdan kurtulur.Mahkemede Fethi Gürcan’a “ Neden darbe yapmaya kalkıştınız ?” sorusuna karşilık, F. Gürcan şöyle cevap verir. “ Bir Kürt sorunu vardı, bunu kökünden kazmak için darbe yapmayı pılanladık.” sözü ise, gerçekten yeni bir Kürt katliamımı gündeme gelecekti, yoksa bu bir taktik miydi? sorusu da, Türk d...</description><author>Zerban</author><category>Okunma: 1</category><pubDate>05.Eyl.2010 01:11:41</pubDate></item><item><title>DEDELİK TALİMAT DEĞİL, İKRAR, RIZALIK VE YOLA HİZMET KURUMUDUR.</title><link>http://www.zerbanatesi.com/koseyazi.asp?kose=goster&amp_kosene=297&baslik=dedelik_talimat_degil_ikrar_rizalik_ve_yola_hizmet_kurumudur.</link><description>Başbakanın 20 Ağustos Ankara mitinginde, dedelik gibi önemli bir Alevi kurumunu istismar eden konuşması tam anlamıyla bir ayrımcılık ifadesi olan bir suçtur. AKP hükümeti tarafından Alevilere yönelik sürdürülen ayrımcılığın ve ötekileştirmenin, siyasal İslamcı bir gelenek olduğunu Başbakan Erdoğan, Sincan mitinginde bir kez daha göstermiştir. önce Kılıçdaroğlu ile sürdürdüğü soy-soy tartışması üzerinde Sünni-Türk İslam sentezci yaklaşımının yerini, şimdi de Alevi inancına ve geleneğine yabancı olan bu başbakan “Dedelerden talimat dönemi bitti” diye, Alevi dedelik kurumunu siyaset alanının istismarı haline getirmeye çalışmıştır. Alevilikte önemli bir yer olan dedelik kurumunu rencide etmek ve toplumun nazarında olumsuzlaştırmak için, dedeliği ve Aleviliği HSYK tartışmalarında istismar haline getirilmesi bir ayrımcılık ifadesidir ve suçtur. Başbakan Erdoğan’ın siyaset kültürü ve hükümet politikaları, kültürel kimlikleri ve onların değerlerini istismar alanı haline getiriyor. Oysa siyaset...</description><author>Zerban</author><category>Okunma: 7</category><pubDate>03.Eyl.2010 15:12:49</pubDate></item><item><title>Linçkirina Kurdan û Cerîbandina Qirkiriné</title><link>http://www.zerbanatesi.com/koseyazi.asp?kose=goster&amp_kosene=296&baslik=linckirina_kurdan_û_cerîbanndina_qirkiriné</link><description>çend roje li nawçeya İnegol’a Bursa’yvveeeacute;, Hatay’vveeeacute; vveeucirc; li nawçeya Dortyol’vveeeacute; buyervveeeacute;n linçkirinvveeeacute; ya mezin hember Kurdan pvveeeacute;k hat. Ew linçkirina Kurdan yvveeeacute; yekemîn, duyemîn nine. Bi çend sal e komvveeeacute;n faşîst vveeucirc; nijadperest hember Kurdan pevçunan derxinin vveeucirc; piştre buyervveeeacute;n lînçkirinvveeeacute; pvveeeacute;k tînin.Nawenda Giştî ya BDP’vveeeacute; bi daxuyanekînivîskî diyar kir ku, vveeeacute;rîsvveeeacute;n lîncvveeeacute; yvveeeacute;n li İnegol’a Bursa’yvveeeacute; pvveeeacute;k hatine, pevçunekîji rvveeeacute;zvveeeacute; ya esnafane. Rvveeucirc;dana buyervveeeacute; ya piştî mitinga MHP’vveeeacute; ya Bursa’yvveeeacute; watedane.Buyer despvveeeacute;kvveeeacute; di navbera ajotwanvveeeacute;n minîbusan de derketine vveeucirc; piştî ku eşkere buye alîyek Kurde, weguharîna şerekî etnikî hatîye xwestin ku ew bibe bingeha lînçeke berfireh ya dijî Kurdan. Li despvveeeacute;ka pevçunvveee...</description><author>Zerban</author><category>Okunma: 14</category><pubDate>02.Ağu.2010 14:42:21</pubDate></item><item><title>Dersim ve Alevilik-13- Dersim Alevileri ve Bektaşilik Arasındaki İlişkiler.</title><link>http://www.zerbanatesi.com/koseyazi.asp?kose=goster&amp_kosene=295&baslik=dersim_ve_alevilik_13_dersim_alevileri_ve_bektasilik_arasindaki_iliskiler.</link><description> Daha önce Alevilik-Bektaşilik ve Tarikatlar adlı yazı dizimizde bu konuya deginmiştim. Ancak yaptığım geniş araştırmalarsonucunda, konuya dahafazla deginmek gerektigi kanısındayım. özellikle Dersim Alevi Kürt Ocaklarıile Bektaşi Tekkeleri arasındaki ilişkileri incelemek ve degerlendirmek gerekiyor. Bektaşilik denilen alevi tarikatının,kızılbaş Kürt aleviligi ile ne kadar ikişkisi vardır?Bektaşilik gerçekten alevilik midi? Bunu açığa çikarmak gerekiyor. Bektaşilik tanım olarak, H. Bektaşi Veliye dayandırılarak kurulan ve onun adından yola çikilarak yayılan bir alevi örgütlenmesidir. Veya buna bir nevi alevi tarikatı da diyebiliriz. Aleviligi ve Bektaşiligi birbirinden ayrı ele almak, tarihsel ve sosyolojik açıdan mümkün olmadığı gibi,alevilik ve Bektaşilik kavramları çogu zaman Anadolu’da birbirinin yerine kullanılmaktadır. Alevilik ve Bektaşilik ahlak ve inanç esasları ve sosyal yaşam tarzı bakımından önemli olmayan farklılıklar dışında aynıdırlar.Tarihsel olarak en temel farklılık, A...</description><author>Zerban</author><category>Okunma: 12</category><pubDate>02.Ağu.2010 14:40:16</pubDate></item><item><title>MUNZUR FESTİVALİ’NDE MAZLUM DOĞAN UNUTULMAMALIDIR</title><link>http://www.zerbanatesi.com/koseyazi.asp?kose=goster&amp_kosene=294&baslik=munzur_festivali_nde_mazlum_dogan_unutulmamalidir</link><description>Dersim’de bu yıl onuncusu düzenlenecek olan Munzur Kültür ve Doğa Festivali 29-30-31 Temmuz ve 1 Ağustos 2010 tarihlerinde gerçekleşecektir.Dersim Belediye Başkanı Sayın Edibe Şahin’in 11 kişilik festival komitesi adına yaptığı açıklamada; “Festivalimizin konseptini tarihimizin, kültürümüzün, inancımızın ve doğamızın ön plana çıkarıldığı farklı kültürlerle buluşturacağı bir organizasyonla gerçekleştireceğiz” şeklinde özetledi.Dersim Belediye Başkanı ile festival komitesinin ortak mesajlarını önemsiyor ve bu görüşlere aynen katılıyorum.Festival komitesinin görüşleri çerçevesinde Dersim’in birer simgesi haline gelen Pirim Seyit Rıza ve çağdaş Kawa Mazlum Doğan’ın bu festivale renk katacaklarını umuyorum.Pirim Seyit Rıza ve Mazlum Doğan’ın mücadelesi olmasaydı, belki de bu gün Dersim Kürtleri diye bir halk olmayacaktı. O nedenle bu festivalde Pirim Seyit Rıza’nın yanında sevgili Mazlum Doğan unutulmamalıdır.Dersimli bazı okuyucular; “Dersim dışındaki şehirlerde ve yurt dışında ikamet ediy...</description><author>Zerban</author><category>Okunma: 31</category><pubDate>02.Ağu.2010 14:39:28</pubDate></item><item><title>Dersim ve Alevilik-12-Alevilik ve Yezidilik Arasındaki İlişki</title><link>http://www.zerbanatesi.com/koseyazi.asp?kose=goster&amp_kosene=293&baslik=dersim_ve_alevilik_12_alevilik_ve_yezidilik_arasindaki_iliski</link><description>Yezidiler veya Ezidiler Kürdistan coğrafyasında yaşayan, 72 katliama rağmen islamı kabul etmeyen, kendilerini ayrı bir inanç olarak kabul eden bir Kürt topluluğudur. Biz bunlara Ezidi (veya vveeeacute;zidi) Kürtler diyoruz. Ezidi Kürtler kendilerini eski Mezopotamya inancı olan, islam öncesi Zerdüştlügün en yakın izleyicileri olarak görürler. Ezidiler ile Aleviler arasında bazı benzerlikler olması nedeniyle,konuya burada deginmek gerektiginden, faydalı olacağı kanısındayım.Alevi Kürtler ve Anadolu’daki Bektaşiler, islamiyetin hiçbir şartını yerine getirmemesine rağmen, genelde kendilerine müslüman derler.Tabiiki bu kabullenme daha çok bir takkiyedir. Ayrıca islamın zalim kılıcından kendilerini korumak için de islami takkiye kullanılmaktadır. Dersim’deki alevi Kürtler ise kendilerine bazen alevi, bazende müslüman derler. Alevi Kürtler de islamiyetin hiçbir şartını ve kurallarını yerine getirmezler ve uygulamazlar. Bu konuyu ilerde daha geniş ele alacağız.Neden Yezidi ( Ezidi) kelimesi k...</description><author>Zerban</author><category>Okunma: 3</category><pubDate>02.Ağu.2010 14:38:46</pubDate></item><item><title>21. PİR SULTAN ABDAL ETKİNLİKLERİ</title><link>http://www.zerbanatesi.com/koseyazi.asp?kose=goster&amp_kosene=291&baslik=21._pir_sultan_abdal_etkinlikleri</link><description>YAPILAN İŞİN HEYECANI OLDUKçA İNSANIN YAŞAMLA OLAN BAĞI DEVAM EDER; Yorgunlukların nedeni herhalde ters giden işler olarak iki kelimeyle ifade edilemez. Yılların yorgunluğu, yolların aşınmışlığı ve dost bildiklerinin vurduğu darbeler, yaşattıkları yaşam bağını tüketiyor. İnsanı öylesi günlerden inanılan çok güçlü bir el çekip çıkarıyor. Böylesi günlerden biridir kimileri için Pir Sultan Etkinlikleri, kimileri için deyiş dinleyeceği, kimileri için köyünü göreceği, kimileri için uzun yıllardır izlemediği çocukluğunun semahını izleyeceği, kimileri için dostlarını göreceği günlerdir. Ancak bazıları içinse ifade noktasında sözcüklere sığmayacak iç temizlenme, bir arınma dertleşme ve en önemlisi bütün dünyanın bizler için hazırladığı adına para denen kağıt parçasının dayattığı yaşamın dışında diğer bir dünyanın varlığının somuta dönüşmesidir.Banaz, Pir Sultan Abdal Etkinlikleri benim için işte en fazla böylesi dünyayı yaşadığım bir yerdir.Hepimiz hangi nedenlerle gelirsek gelelim Sivas yolu ...</description><author>Zerban</author><category>Okunma: 21</category><pubDate>02.Ağu.2010 14:37:28</pubDate></item><item><title>Dersim ve Alevilik-11- Dersim-Şéx Said İlişkileri</title><link>http://www.zerbanatesi.com/koseyazi.asp?kose=goster&amp_kosene=290&baslik=dersim_ve_alevilik_11_dersim_séx_said_iliskileri</link><description>Dersim alevi Kürtleri gerek Osmanlı döneminde ve gerekse de TC’nin1938 yılına kadar olan döneminde“de fakto”, yani otonom bir özerk yönetime sahiptirler. Bu döneme kadarçevredeki diger müslüman Kürt aşiretleri ile ilişkiler yok denecek kadar az olup, müslüman Kürtleri hep düşman olarak benimsemiş ve kendilerini onlara karşi korumaya almışlardır.öncelikle Dersim’deki alevi Kürt aşiretleri arasında bir birlik söz konusu degildi.Aşiretler arası ilişkiler tamamen çikarlara dayanıp, pamuk ipligi biribirine bağlıydı. Keza müslüman Kürtler arasındaki ilişkiler buna benzemekteydi. Gerek alevi ve gerekse de müslüman Kürt aşiretleri arasındaki gerilik, ailesel ve aşiretsel çikar şavaşi birlik önünde en büyük engel durumundaydı.Koçgiri ve Dersim alevi Kürt direnişlerinde halkın birbirilerine destek olamamalarının ve birbirlerine seyirci kalmalarının temel nedeni, ulusal bilinç yetersizligi ve kılan tipi örgütlenmenin varlığıdır. Yazar Doğan Munzuroğlu Dersim Alevileri adlı kitabında, Dersimlileri...</description><author>Zerban</author><category>Okunma: 22</category><pubDate>04.Tem.2010 17:49:01</pubDate></item><item><title>'Ülkemiz ateş ve kan gölü olmadan...”</title><link>http://www.zerbanatesi.com/koseyazi.asp?kose=goster&amp_kosene=289&baslik=_ulkemiz_ates_ve_kan_golu_olmadan..._</link><description>Gomanweb'in şair yazarlarından Dersimli hemşehrim sevgili Yusuf Yağan'ın; Yıkalım biz nefretle kinin saltanatını,/ Memleket ateş ve kan gölü olmadan,/ Şahlandıralım güzellikle sevgi atını,/ ülkemiz ateş ve kan gölü olmadan./ ülkemiz ölüm değil, barış yeridir,/ Amansız bir rüzgar esti samyelidir,/ Durdurun bu zulmü nefretin selidir,/ Evladı için analar saçını yolmadan./.. bu dizeleri barış ve dostluk açısından çok anlamlı bulduğum kadar samimi bir barışseverin de duyguları olduğuna inanıyorum.ülkemizde kirli bir savaş yaşanmaktadır. Dolayısıyla ülkemizin bir çok yerleşim yerlerinde kan, barut ve ateş yayılmaktadır. Bu “kirli savaş”ın hiç bir zaman galibi de mağlubu da olmayacaktır. çünkü, on yıllardır yaşadığımız bunca acı deneylerden net olarak anlamak mümkündür. öyle ise, neden bu kan gölü ve ateş alevi?Her ne kadar ateş düştüğü yeri yakar denilse de, bu ateş bir gün yayılır ve her tarafı da yakabilir. önemli olan ateşi düşürmemektir. Hele bu ateş ormanın içindeki kurumuş yaprakların ...</description><author>Zerban</author><category>Okunma: 14</category><pubDate>04.Tem.2010 17:47:23</pubDate></item><item><title>OKUNMASI GEREKEN BIR BELGE</title><link>http://www.zerbanatesi.com/koseyazi.asp?kose=goster&amp_kosene=288&baslik=okunmasi_gereken_bir_belge</link><description>Mutlaka ama Mutlaka Okunması gereken bir belge.. Zülfü Livaneli´nin köşe yazısı(http://haber.gazetevatan.com/haberdetay.asp?Newsid=129162vveeCategoryid=4vveewid=5)Deniz Bey, o fotoğrafı çıkarıp bakmanın zamanı geldi! Seçimler öncesi CHP’ye zarar vermemek için bildiğim birçok konuyu içime gömerek sustum, bundan sonra da bu parti ve liderine ilişkin hiçbir şey yazmayacağım. Çünkü bir faydası olacağına inanmıyorum. Ama bu konudaki son yazımda size bir tanıklığımı aktarmak zorundayım.Bunu bir borç olarak görüyorum: ***Deniz Bey lütfen hatırlayın:19 Aralık 2002 tarihinde karlı bir Ankara gününün akşamında Mehmet Sevigen’in evindeydik. Ben Cumhurbaşkanı ile görüşmeden geliyordum. Abdullah Gül Başbakandı, Tayyip Erdoğan’ın ise Meclis’e girme umudu kalmamıştı. Cumhurbaşkanı Sezer bir gün önce, Tayyip Erdoğan’ın “milletvekili olmadan başbakan olma” önerisini reddetmişti.Türkiye’nin kaderi o akşam o evde değişti, çünkü siz “Tayyip Erdoğan başbakan olacak!” diye tutturdunuz.Sizi “Çok tehlikeli bi...</description><author>POLAT</author><category>Okunma: 31</category><pubDate>02.Tem.2010 00:49:09</pubDate></item><item><title>Başlık</title><link>http://www.zerbanatesi.com/koseyazi.asp?kose=goster&amp_kosene=287&baslik=baslik</link><description>Köşe Yazısı...</description><author>POLAT</author><category>Okunma: 10</category><pubDate>02.Tem.2010 00:48:08</pubDate></item><item><title>Dersim ve Alevilik-10-Zazaca ve Zazacılık Üzerine</title><link>http://www.zerbanatesi.com/koseyazi.asp?kose=goster&amp_kosene=286&baslik=dersim_ve_alevilik_10_zazaca_ve_zazacilik_uzerine</link><description>Son 30 yıldır Zazaca ve Zazacılık üzerine bir çok şeyleryazılıp söylenmektedir. Ben de bukonu üzerinde daha evel iki kez makale yazmıştım. Bir Dersimli olarak Zazacılık olayını gerek Dersimliler için ve gerekse de Kürk halkı için, içi boş bir tartışma veya bir talihsizlik olarak görüyorum.çünkü Kürt halkının verdigi mücadele olmasaydı, Zazaca ve Zazacılık olayıda olmayacaktı. Tıpkı jitemin, kontgerillanın, özel timin ve koruculuğun olmayacağı gibi.Kürt halkının mücadelesi devam ettigi sürece, önüne yeni yeni komplolar ve oluşumlar, yeni teoriler ve hayali senaryolar üretilmeye devam edilecektir. Bilim adamalarının bulduğu son verilere göre, Zazaca lehçesini konuşanların ayrı bir halk olmadığı tescil edilmiştir. Zazaca lehçesini konuşan kümenin Kürtlerle akraba olduğu tartışma götürmez bir gerçeklik olduğu GEN testlerinden meydana çikmisti. Dolayısıyla dünyada son zamanlarda GEN testleriyle yapılan araştırmaları çok önemli ve degerli bir buluş olarak görmekteyim. Bu konuyu daha evelki b...</description><author>Zerban</author><category>Okunma: 8</category><pubDate>19.Haz.2010 20:08:24</pubDate></item><item><title>ÇİFTE STandART</title><link>http://www.zerbanatesi.com/koseyazi.asp?kose=goster&amp_kosene=285&baslik=cifte_stanndart</link><description>İki il; Bolu ve Tunceli.İki yerel gazete; Bolu Express Gazetesi ve Tunceli Emek Gazetesi.İki soruşturma makamı; Bolu Cumhuriyet Savcılığı ve Tunceli Cumhuriyet Savcılığı. Bolu Express Gazetesi köşe yazarı Işın Erşen 07 Ekim 2007’de adı geçen gazetedeki köşesinde; “Türk, işte karşında düşmanın” başlıklı makalesinde DTP’li milletvekilleri ve yöneticilerinin isimlerini sıralayarak “Her şehit için 5 DTP’li öldürülsün” diye yazdı.“Yerel gazetede ‘Her şehit için 5 DTP’li öldürülsün’ diyen köşe yazarı Işın Erşen hakkında önce savcılık sonra mahkeme takipsizlik verdi. Yargıtay 8. Ceza da suç bulmadı” (Baskın Oran) Tunceli Emek Gazetesi Köşe Yazarı Mustafa Elveren 06 Mart 2010’da adı geçen gazetedeki köşesinde; “Kürtler, Rojtv ve PKK” başlıklı yazısında ”DEP, HEP, HADEP, DEHAP, DTP, BDP … gibi partilerin çizgisindeki Kürtleri PKK’den ayrı tutmak mümkün görülmemektedir.”Şeklinde görüşünü yazdığı için hem gazetenin yazı işleri müdürü ve hem de yazarın hakkında Tunceli Cumhuriyet Savcılığınca soru...</description><author>Zerban</author><category>Okunma: 40</category><pubDate>19.Haz.2010 20:07:25</pubDate></item><item><title>İCAZETLİ DEMOKRASİ</title><link>http://www.zerbanatesi.com/koseyazi.asp?kose=goster&amp_kosene=284&baslik=icazetli_demokrasi</link><description>İnsanoğlu toplumsal yaşama başladığı günden günümüze değin: Yönetilen ve üreten; yöneten ve artı üretime el koyan olmak üzere iki sınıftan oluşur. Yöneten sınıf, yönetilen sınıfın beynini tutsak etmeye, ümmetçilik yöntemiyle köleleştirmeye, bilinmeyen dünyanın bilinmeyen nimetiyle avutmaya çalışır. Diğer anlatımla yöneten sınıf, yönetilen sınıfın bilinçlenmesini, örgütlenmesini istemez. Emekçi sınıf ise toplumu oluşturan insan öğesinin beynini özgürleştirerek toplumla doğayı iç içe kaynaştırıp, yararlı bir toplumun oluşmasının yöntemini, bilgi ve becerilerini kazandıracak bilimsel eğitimden yanadır. Emekçi sınıf toplumun özgürleşmesi, demokratik haklarını özgürce kullanması, eşit paylaşımı ve eşit çalışma ortamından yana uğraş verir. Bu nedenledir ki emekçileri sınıfla egemen sınıf arasında uzlaşmaz çelişki çatışmaya dönüşür. Toplumların sosyal mücadele tarihi bu tür mücadele örnekleriyle doludur. Muhtıralı Demokrasi: Cumhuriyetin ilanından günümüze değin 87 yıl geçmiş. Bu süre içinde ...</description><author>Zerban</author><category>Okunma: 31</category><pubDate>10.Haz.2010 21:01:51</pubDate></item><item><title>EY İNSAN.</title><link>http://www.zerbanatesi.com/koseyazi.asp?kose=goster&amp_kosene=283&baslik=ey_insan.</link><description>Sen ne anlaşılmaz, ne kinle dolu bir yaratıksın, ey insan!öldüren, yakan, yok eden. Aynı zamanda saf, çocuksu ve coşkulu kılığa dönen.Bedenin ne denli bir ilmdendir, bilir misin sen. Bir,kaç dakikalığına, da olsa bedeninden çıkıp, şöyle bir bakın.Ama o bedeni kimi zaman öyle bir kullanırsın, ki sen,Bir nokta kadar küçük olursun dostun huzurundan. Denizleri, gökleri fetheder doymayan gözlerin.Ya, asisin başkaldırırsın da doğaya ve insana.Bir yolunu bulur ele geçirirsin tüm güzellikleri. Güzellik nedir bilemezsin; yok etmeye başlarsın sonra da.En büyük güzelliklere çirkinlikle yanıt vermeye kıyabilen bir sen varsın.Neden yaparsın bunu ey insan?O beynini öyle bir çalıştırırsın ki, değil senin, on kuşak torunlarının. ömürlerinin bile yetmeyeceği denli uzaklıklara gidiverirsin.Sesini dinlersin o uzaklıkların derinliğnden sade kendini düşünensin. Gönül gözünü yitirmişsen, umursamazsın sen. Kimi zaman öyle bir titrer ki kalbin, anlatamaz olur dilin tutulur.Ve öyle bir inlersin ki, döktüğün na...</description><author>Zerban</author><category>Okunma: 50</category><pubDate>10.Haz.2010 21:00:45</pubDate></item><item><title>PİR SULTAN ABDAL 2 TEMMUZ KÜLTÜR VE EĞİTİM VAKFI</title><link>http://www.zerbanatesi.com/koseyazi.asp?kose=goster&amp_kosene=282&baslik=pir_sultan_abdal_2_temmuz_kultur_ve_egitim_vakfi</link><description>BASINA VE KAMUOYUNA AKP hükümeti tarafından bir süredir yaratılmaya çalışılan korku imparatorluğu, kendisine bu kez eski Adalet Bakanı Sayın Seyfi OKTAY’ı kurban olarak seçmiştir. AKP bir yandan aydın, demokrat, laik ve kendisine muhalif olan veya olma potansiyeli olan kesimlerin üzerine aymazca, fütursuzca giderek tasfiye çalışırken diğer yandan demokrasi havariliğini de elden bırakmamaktadır.Aleviler tarih boyunca eşkıyadan, zalimden, ceberut devletten yana tavır almamışlardır. Her zaman zalimin, haksızın karşısında durmuştur ve durmaya devam edeceklerdir. Bunu bilen AKP kendi derin devletini, kendi basınını, kendi üniversitelerini, kendi hukukunu yaratmaya çalışırken karşısında duracak en etkili ve en büyük gücün Alevilerin olacağını çok iyi bilmektedir. İşte bu büyük gücün etkili kurumlarını, kurum yöneticilerini, kanaat önderlerini, bürokratlarını, sanatçılarını, aydınlarını teker teker tasfiye etmeye çalışmaktadır. İşte 76 yaşında, hukukçu ve eski Adalet Bakanı SEYFİ ABİMİZİN seç...</description><author>Zerban</author><category>Okunma: 15</category><pubDate>03.Haz.2010 19:32:25</pubDate></item><item><title>Festivala Dersim’éûKuréşurdar Kemal</title><link>http://www.zerbanatesi.com/koseyazi.asp?kose=goster&amp_kosene=281&baslik=festivala_dersim_éûkurésurdar_kemal</link><description>Dewleta kur8sale partiya AKP’vveeeacute; cerîband vveeucirc; karanîn kir.Dewleta kur bin maskeya (rvveeucirc;pvveeucirc;şvveeeacute;) pvveeeacute;şîvekirinvveeeacute; de xast kvveeucirc; gelvveeeacute; Kurd bixapîne. Li wvveeeacute; demvveeeacute; bi hezaran Kurd hatin girtinvveeeacute;. Hîn jîqirkirina sîyasî vveeucirc; çandî berdewam dike.Niha jî şervveeeacute; qirvveeeacute;j berdewam dike vveeucirc; berfireh dibe. “Pvveeeacute;şîvekirina Kurd” a AKP’vveeeacute; derew vveeucirc; şaşî derket holvveeeacute;. Partîya AKP’vveeeacute; xast ku di bin “peşîvekirina Elewitî” yvveeeacute; de, elewiyan jî bixapîne vveeucirc; perçe bike. Şiwxe elewiyvveeeacute;n hewkar ji boy wvveeeacute; pilanvveeeacute; re amadene niha.Pirsgireka elewîyan ne hatîye çareser kirinvveeeacute;. Tişte kî di bin “peşîvekirina elewitiyvveeeacute;” de hatîye peşkeş kirinvveeeacute;, derket holvveeeacute; kvveeucirc;, ew jî tiştvveeeacute;kî sexte vveeucirc; derewe. Hemu ew “peşîvekirin” bi tewli boyax kî hatîye biri...</description><author>Zerban</author><category>Okunma: 34</category><pubDate>01.Haz.2010 19:41:07</pubDate></item><item><title>Dersim ve Alevilik-9- Dersim-Ermeni İlişkileri</title><link>http://www.zerbanatesi.com/koseyazi.asp?kose=goster&amp_kosene=280&baslik=dersim_ve_alevilik_9_dersim_ermeni_iliskileri</link><description>Daha evel bu konuya degindigim zaman, Dersim veçevresinde 1920 yıllarına kadar yoğun bir Ermeni nüfusunun olduğunu belirtmiştim. Kuzey Kürdistan’da Kürt-Alevi ve Hıristiyan-Ermeni ilişkileri mevcut olup, iki halk kültürelve inançsal olarak birbirlerini etkilemişlerdir.Ayrıca daha evel aslen Ermeni ve hıristiyan olan Paulikanlılar’dan bahsetmiştik. Paulikanlılar hıristiyanolmalarına rağmen, kiliseye karşiydılar. Bu tarikat ibadetlerini tıpkı aleviler gibi gizlice ve birlikte evlerde yapmaktaydılar. Paulikanlılar ve Dersim’li alevi Kürtler arasında bir ilişkiden bahsedebiliriz.1915 Ermeni katliamında, Dersimlilerin yer yer Ermenileri koruduğu ve hatta katliamdan kurtardığı, bizzat Ermeni yazarlar tarafından dile getirilmektedir. Ermeni yazar ve araştırmacı Hagop Şahbazyan Kürt-Ermeni Tarihi adlı eserinde Kürdistan’daki Ermenilerin alevileşip Kürtleştigini, Ermenistan’a göç edip de burada yaşayan Kürtlerinde Ermenileştiginden bahsetmektedir.Hagop Şahbazyan’ın bahsettigi Kürtler, müslüman ...</description><author>Zerban</author><category>Okunma: 18</category><pubDate>01.Haz.2010 19:40:26</pubDate></item><item><title>KARDEŞLİK VE DOSTLUK ÜZERİNE</title><link>http://www.zerbanatesi.com/koseyazi.asp?kose=goster&amp_kosene=279&baslik=kardeslik_ve_dostluk_uzerine</link><description>Hiç birimiz kardeş(ler)imizi seçme özgürlüğüne sahip değiliz. Fakat, dostumuzu/dostlarımızı özgürce seçebiliriz. “Dostun attığı gül yaralar bizi”, “Dostluk başka, alışveriş başka” gibi halkların kültüründe dostlukla ilgili epeyce özlü sözler bulunmaktadır.Dünya barışı için kardeşlik her zaman iyi sonuçlar vermeyebilir. Kardeşlikten daha önemli olan iyi dostlukların kurulması bence sağlıklı sonuçlar verecektir. Barışın sağlanabilmesi için çıkarsız ilişkiler üzerine iyi dostlukların kurulması gerekir. Kötü bir kardeşim olacağına, iyi bir dostumun olmasını tercih ederim.Ne yazık ki, Türk(iye) eğitim sisteminin fabrikasında yetişen bir çok öğretmenin tornasından dostluk yerine düşmanlık çıkabilmektedir. O nedenle, ülkemizde sürmekte olan ”alçak yoğunluklu” ve “kirli” savaş devam etmekte olup, bir türlü barış sağlanamamaktadır. Hepimizin bundan bir parça suçu olduğunu düşünüyorum. Barış, düşünce özgürlüğü, insan hakları savunucuları ile demokrat ve devrimci yazarların, bilim adamlarının ale...</description><author>Zerban</author><category>Okunma: 72</category><pubDate>01.Haz.2010 19:39:05</pubDate></item><item><title>SEN YOKKEN!</title><link>http://www.zerbanatesi.com/koseyazi.asp?kose=goster&amp_kosene=278&baslik=sen_yokken_</link><description>SEN YOKKEN! Sen yokken gittim Korkularımın üstüne Hiç ardıma bakmadım......Gümüş şiirler yazdım sen yokken çok yangın çıktı yüreğimde Küllerini bile savurmadım Irak denizlerin fırtınasıydım Uzak iklimlerin sert rüzgarları Kulaçlarken denizinde gurbeti Kanlı savaşlarım, Belalı sevdalarım olmadı hiçAma hep sustum, Hep ağladım, hep yandım sen yokken. Bekliyorum dönüşünü yeniden, Bir gelsen, Hayatın önünden alsan beni Bir gelsen, Sellerin önünden alsan beni Bir gelsen, ölümlü düşlerimden alsan beni. çok durdum güneşe karşı bir başıma Savrulurdum rüzgarlarında sensizlik denizinin Sen yokken,Az dolaşmadım gönlümün kuytularında üşüyen karanfilim şimdi buruşuk parmaklarda Bir kırağı ayazıydım gecenin kollarında Zifirlerinde sadece ben üşürdüm. Hiç aldırmadım esen rüzgara Hiç dinlenmiş bir yürekle çıkmadım ortaya Yinede hiç yıkılmadım giden trenlerin ardından Ama bütün yangınlar beni yaktı önce Hep ortasında kaldım vurgunlarınVurgun nedir ki? deme Bir babanın serzenişi nasılsa öyle Bayrakları i...</description><author>POLAT</author><category>Okunma: 109</category><pubDate>25.May.2010 23:13:49</pubDate></item><item><title>Kılıç(artığı)oğlu Kemal ve CHP</title><link>http://www.zerbanatesi.com/koseyazi.asp?kose=goster&amp_kosene=277&baslik=kilic_artigi_oglu_kemal_ve_chp</link><description>Bu makaleyi yazarken, nasıl bir başlık olması konusunda epeyce düşündüm. Sonuçta bir dönme ve devşirme olan Tunceli’li yetim Kemal Kılıçdaroğlu degil de, Kılıç(artığı)oğlu Kemal başlığını vermeyi uygun buldum.Neden Kılıç(artığı)oğlu Kemal ve Tunceli’li olarak adlandırdım ?Tuncelili olmak, Dersim katliamından arta kalan ve rehabilite edilerek devşirilen kişiliklere verilen isimdir. Dersim’li olmak ise, direnişci gelenege bağlı olan, kendi kimligine, kültürüne, diline ve coğrafyasına sahip çikmak demektir.Tuncelili Kemal Efendi öncelikle kendi kimligini inkar ediyor. Yedi sülalesinde birçok kişinin Dersim katliamında katledilmesine rağmen, bilmem Eskişehir ve Akşehir dolaylarından Dersim’e geldiklerini söyleyerek, Türk olduğunu iddia etmektedir. Mecbur kalmadıkça Dersim, Kürt ve alevi sözcüklerini asla ağzına bile almamaktadır.Bütün kılıç artıklarının, dönme ve devşirmelerin genel prensibi, Dersim, Kürt ve kızılbaş alevi sözcüklerinden kaçınmalarıdır. Hele hele Dersim direnişine karşidır...</description><author>Zerban</author><category>Okunma: 34</category><pubDate>24.May.2010 12:26:54</pubDate></item><item><title>YAŞARIM DİYE.</title><link>http://www.zerbanatesi.com/koseyazi.asp?kose=goster&amp_kosene=276&baslik=yasarim_diye.</link><description>Burada kafeslenmiş aslanlar gibiyim. İşi yok evi yok sevdası yok olmuş biriyim. Burada bilmem ölü yoksa yaşayan dirimiyim. Belki kac yaş yaşarım diye. Emekciyim köyde sahbahın beşinde kalkacağım. Keci otaracam davar güdeceğim orada coban olacağım. Evimin ağasi tarlamın bekcisi vatanımın kölesi olacağım. Belki kac yaş yaşarım diye. Hasret burada bir dert gibi cıkmış karşıma. Yiyeceğim yağ cökelek sac ekmeği koyacağım başıma. Ruyalarımda belki eşgalin cıkar karşıma. Belki kac yaş yaşarım DİYE....</description><author>Zerban</author><category>Okunma: 19</category><pubDate>24.May.2010 12:23:16</pubDate></item><item><title>SORUMLULUK </title><link>http://www.zerbanatesi.com/koseyazi.asp?kose=goster&amp_kosene=275&baslik=sorumluluk_</link><description>SORUMLULUKBize düşüne belki de sadece destek vermekti.çünkü insanlar her zaman eleştiriyi kabul etmeyebiliyor.pınarbaşı kasabası yılardır büyük bir kesimi okumakta her zaman güzel fikirleri savunmada beklide üzerimize yoktur .ama nedense bu fikirlerimiz bir türlü hayata geçmedi buradan amaç birilerini kırmak yada üzmek değildir eğer yanlışlarımızı görmezden gelirsek bu güzel insanların düşünceleri her zaman gölgede kalacağını düşünüyorum.bir Pınarbaşılı olarak bana göre bulamlısı kuruderelisi çalganlısı aktaşlısı balıkburnu olan arkadaşlar bri şekilde büyük fikirler üretmeli ve hayata geçirmeli beklide içimizde büyük yerlere gelecek insanlarımız vardır hangi düşüncede olursa olsun sonuçta bri Pınarbaşılının dışarıda ne şartta olursa olsun bizi temsil etmesi bir onurdurkabulenmediğimiz şu var toplumda şunu görüyorum bilmem kimin oğlu nasıl olurda böle yapabilirbir arkadaşımız siyasi fikir benimsiyor diğerleri açımasızda toplum dışı gösteriyor bunlarının önüne en kısa zamnda geçmeli sosy...</description><author>BeLaSeReMiN</author><category>Okunma: 65</category><pubDate>24.May.2010 11:58:47</pubDate></item><item><title>ŞİDDET KÜLTÜRÜ VE KİMLİK SORUNUvvee#8207;</title><link>http://www.zerbanatesi.com/koseyazi.asp?kose=goster&amp_kosene=274&baslik=siddet_kulturu_ve_kimlik_sorunuvvee#8207_</link><description>Bu güne kadar insan hak ve özgürlüklerini savunmak tekçi sistem tarafından “bölücülük, yıkıcılık” olarak görülmüş, savunucuları ise hep cezalandırılmıştır. Yani; insan hak ve özgürlükleri çerçevesinde Kürt-Kızılbaş-Komünist kimliğini savunmak ülkemizde suç sayılmıştır. Maalesef bu gün de aynı zihniyet devam etmektedir.Hala bazı ahmak kişiler hatta akademik unvana sahip kimi akademisyenler tarafından bile şu klasik soru sürekli olarak bize sorulmaktadır.“Yahu! Benimle bir Kürt vatandaşım arasında hiçbir fark yoktur. O da bu ülkede benim kadar tüm haklara sahiptir. Bizim aramızda ayırım yapanlar ihanet içindeler...”Bu tür kişilere cevap olarak; ”Bir an kendini Kuzey Irak’taki Kürdistan Federe Yönetimi’nin ya da kurulmuş bir Kürdistan Devleti’nde yaşadığını farz et. Her sabah ‘Ey Raqip Marşı’ni Kürtçe söyletip, “Kürdüm! Doğruyum…” şeklinde bir de yemin ettirirlerse, Türkçe tüm müzik, yazı, konuşmaları da yasaklasalar, hatta dini inancını da kendi inançlarına uydursalar, o zaman da bir Tür...</description><author>Zerban</author><category>Okunma: 12</category><pubDate>22.May.2010 18:01:36</pubDate></item></channel></rss>